26 Nisan 2010 Pazartesi

Ölmedim Henüz

Burayı iyiden iyiye photoblog haline çevirdiğimin farkındayım ama ne yapayım yaaa fotoğraf makinesi aldıktan beri böle ne görsem fotoğraflamak istiyorum, içim içime sığmıyor, anı yakalamak bir ayrıcalıkmış gibi geliyor. Neyse yine kendi çektiğim fotoğraflarla süslediğim bir yazıyla karşınızdayım.Canım İzmirimde her sene yapılan muazzam kitap fuarına gittik arkadaşlarımla... Ama biraz buruk ayrıldım ordan niye diye sorarsanız hiç kitap alamadım :( İnsan kitap fuarına gider de kitap almadan çıkar mı diyorsanız çıkar efendim çıkar vallaha da billaha da çıkar derim ben size. Yaaa bu sene ateş pahasıydı kitaplar %20 indirim etiketi koymuşlar her yere artık etiketin üzerine de çaktırmadan %100 zam mı eklemişler bilemiyorum ama çok ağır bir ücret söylediler hangi kitabı sorduysam... Oysa benim ne hayallerim vardı Canan Tan'a kitabımı imzalatacaktım... Napalım kısmet değilmiş.

Geçen sene %50 ya da %60larda olan kitap indirimleri vardı... En güncel kitapları bile çok cüzii bir ücret karşılığında almıştım. Yüzümde ufak bir tebessümle eve dönmüştüm kitap fuarından oysaki bu sene hiçte öyle olmadı. Kitap alamayınca da bari dedik eğlenelim. Girdik lunaparka, önümüze ilk çıkan oyuncağa bineceğiz. Önce radar dedik herkes hem fikir oldu bir kişi binmek istemeyince de ona cebimizde ne kadar bozuk para varsa hepsini ona verdik çünkü radara geçen bindiğimizde cebimizde ne var ne yok hepsi indiğimizde cebimizde değildi. Allahım çok güzeldi, korkunç değildi iyiydi hoştu ama iki üç kez sırtımı çat çat vurdum koltuğaa, malumunuz yumuşak değil koltuklar bu yüzden şu an sırtım oklava oklava mor...
Bu oyuncak kesmedi hadi o zaman ufoya binelim naraları yükseldi erkeklerden, ben binmem ona diye bastım yaygarayı bahanemde hazır ben zayıfım o beni çok savuruyor sağa sola düşcem diye korkuyorum, iyi peki ona binmeyelim kamikazeye binelim dediler ona peki dedim. (niye ona peki dedim çünkü daha önceden bindim de ondan :D )
Bindik kamikazeye herşey güzel gidiyor, ufaktan salıncak misali sallanmaya, sallanırkende hızlanmaya başladı devasa oyuncak, ilk takla da benim önümdeki korumalık tık dedi öndeki demire yaslandı. Korumalık genişledi ben bir hayli serbest kaldım. Aldımı beni bir korku allahım ölcem ben kurtar beni yarabbim, açıldı bu meret şimdi kafa üstü yere çakılcem diyerekten okudum bildiğim bütün duaları. Hem dua okuyorum hem sağıma soluma bakıyorum başkasının da öyle mi diye, bir de içten içe daha düşmedim daha düşmedim şimdi ölmeyeceğim aman diye diye kendimi sakinleştirmeye çalışıyorum. İlk ters taklayı atlattım, derken ikincisi geçti üç dört beş derken inme vakti geldi.
Bu devasa oyuncakta ölmeyeceğime kanaat getirmiş oldum inince :D ama bir sor bir sor indiğimde bir bardak suyu içemedim elimin titremesinden. Yiğitliğe bok sürdürmicem diye çığlıkta atamadım :( hevesim de adrenalin arzum da gırtlağımda kaldı iyi mi :(
Yorum Gönder