29 Ekim 2010 Cuma

Yağmurlu Bir Gündü Tıpkı O Gün Gibi...

Karanlık, kasvetli, can sıkıcı, iç karartıcı, yağmurlu, çamurlu,bol bulutlu, bol koşuşturmacalı bir İzmir gününden sizlere merhaba.
Dün çektiğim fotoğraflar bunlar.
Islak sıçana döndüğümü de belirtmek isterim.
İzmir'in havası kancık işte! Evden çıkarken apaydınlık, güpgüneşli bir hava vardı gökyüzünde...
Ama eve dönerken... Sel götürüyordu yokuşları, yolları.
Neyse bugün yağmur yağmadı ama bulunduğumuz yerin yokuşları bildiğin un ufak oldu, parça pinçik her yan.
Umarım belediye en kısa sürede bunları düzeltir. Amma velakin hiç umudum da yok...
Bakalım ne olacak durum.
Logarlar taşmış durumda, bir alt yolumuzda lağım patladı. Çoğu insanın evi bom bok oldu. 
Merak ediyorum bunların bedelini kim ödeyecek!!!
Su patlağı var yine bizim evin önünde aynı yerde.
Geçen patladığında insan gibi aradım su patladı dedim. 
Tamam geliyoruz efendim dediler. Ekip geldi. Arabadan bile inmediler.
Üstüne bir de beni azarladılar bu kadarcık şey için ekip mi çağırılır diye.
Siz misiniz bana bunları diyen dedim, bir gün sonra tekrar telefon ettim verdim kalayı, verdim azarı, bastım çığlığı. Siz insanlıktan anlamıyorsunuz heralde diye çemkirdim. İşiniz ne sizin dedim. 
Açıkçası ağzıma gelen herşeyi saydım döktüm.
Bir saat sonra sızıntı tamir olmuş üstü betonlaşmıştı.
Bu ülkede sesin çıkmıyorsa kıçındaki dona kadar alırlar bundan bunu öğrendim ben.
Azarlanmamak için azarlayacaksın, ezilmemek için ezeceksin.
Başka yolu yok!
Bakalım bu sefer nasıl bir tepki verecekler...
Neyse bakın işte fotoğraflara.
Ben gidip kendime bir kahve yapacağım. İsteyen yorum yazsın bir ara ısmarlarım Kızlar Ağasında.






Yorum Gönder