11 Kasım 2010 Perşembe

BEN EN BÜYÜK DERDİNİM ULEYNNN!!!

Hayatının her hangi bir zaman diliminde uykusuzluk problemi yaşamış insanlar halimden çok iyi anlayacak eminim. Ancak bu iletle tanışmamış olanlar 'Amann yaeee bunu mu takıyorsun, takıntılının tekisin sen deee hee.' diyecekler. Eminim.

Geceleri tek damla uyku girmiyor bu aralar gözüme. Sınav stresi derken, böbrek ağrısı derken, grip derken, her pok üst üste gelirken uykusuzluk bunların en tepesine çıktı 'BEN EN BÜYÜK DERDİNİM ULEYNNN!!!' diye bağırıyor. Beni inim inletiyor.

Bu uykusuzluğu fırsata çevireyim bari deyip kolu bacağı ders çalışmak için sıvadım. Ama gel gör ki ev kıçım kadar küçük. Nerede ders çalışayım? Annem bir oda da, babam bir odada, babannemle kardeşim ise yanı başımda.

Tabi durum böyle olunca paşa paşa yorganın altına girip geceleri işkence gibi gözümde tek damla uyku olmadan geçiriyorum.

Tek tek kuzuları sayıyorum. Kesmiyor 3er 3er, o da olmuyor beynimi geliştireyim falan ayağına 21erli 83erli falan sayıyorum. Ihh bana mısın demiyor. Sinirden yastığıma sarılıp ağlıyorum.

Sabah kendim kalksam yine lafım yok saat 8 babannem 'ee hadi daha uyanmadın mı kalk ben kahvaltı yapacağım', diye başımda ötmeye başlıyor. Günümü zombi gibi geçiriyorum sayelerinde.

Ne verimlilik kalıyor, ne moral. Sinir küpü oldum çıktım yine!!! Elim ayağım titriyor :(

Bir sihirli değnek değse hayatıma. Beni baştan ayağı sinirimden ayırsa, mülayim, etliye sütlüye karışmayan, iç huzura ermiş, çalkantılı bir hissiyattan uzak sevimli bir insan evladı haline getirse ne kadar güzel olacak.
Yorum Gönder