3 Kasım 2010 Çarşamba

Canım Sıkkın İşte!

İçim sıkılıyor blog. Kaşınmaktayım durduk yerde. Belamı arıyorum sanırım. 

Kendimi çok ezik hatta ucube gibi hissediyorum blog. Korkuyorum da Dean and Sam beni avlayacak... Dünya benim gibi bir ucubeden kurtulacak.

Nefes alamıyorum blog. Herşey ama herşey üstüste geliyor. Bir hatunu döveceğim o olacak. Her boka kikirdiyor. Hoşlanan ben olmasam diyeceğim bu kız bu çocuğun aşkından geberiyor. Belki de öyledir be blog. Benim gibi şansız birine bunu da müstahak görebilir hayat.

Koy götüne mantar bitsin, üç kuruşluk laf etmeye değmeyecek olanların! 

Niye bu gibi insanlar yüzünden canımı sıkıyorum be blog. Kıskanmıyorum, niye kıskanayım amma velakin sinirlerimi zıplatıyor. 

Büyük konuşmayayım ama mıç mıç sevgilileri görünceee babannemin yaptığı şeyi yapasım geliyor blog. Şöyle der babannem 'Tüüüü yazıklarım olsun, eviniz barkınız yok mu? Sokak ortasında it köpek gibi yapıyorsunuz. Yazık sizin gençliğinize, ahlakınıza!'

Ama ben böyle bir söylev çekmek derdinde değilim blog. Benim serzenişim şöyle (içimden oda): 'Olan var, olmayan var ah alıyorsunuz yarın ayrılırsanız kıçımla güleceğim'

Neyse blog ben okula gitmeliyim. Bugün etek giymek istiyordum ama annem her zamanki moral bozma seansalarından birini üzerimde uygulayınca vazgeçtim. Yine kot pantolon-tshirt ikilisine talim ediyorum anlayacağın. Ama olsun hiç olmazsa millet yaşımı anlamıyor. Hatta yeni öğrenci olduğumu sanan saftirikler çıkıyor. Oysaki kazık kadar karıyım. Okulda uzatmaları oynuyorum...

Neyse ya canım sıkkın işte!
Yorum Gönder