11 Aralık 2010 Cumartesi

Ben Hiç Kar Topu Oynamadım!

Bu yazıyı okuyan İzmirli anlayacaktır halimi...
Çocukluğumdan beri sulu sepken yağan karı hep pencere ardında izledim ben.
Hiç kar topu oynamadım...
Hiç kızakla kaymadım yokuştan.
Kardan yere değen dallarıyla oynamadım ağaçların.
Ve büyüdüm bu özlem içimden yine de gitmedi.
Bir kardan adamım olmadı benim hiç. 
Gözlerini kömürden, burnunu havuçtan yapamadım.
Atkımı boynuna saramadım.
Eline kocaman bir süpürge tutturamadım hayallerimdeki kardan adamın.
Masal gibi geldi gök yüzünden yağan pamuk parçasıymış gibi kar.
Engin pamuk tarlalarıymışçasına hayal ettim karı ben.
Yumuşacık ama soğuk, eğlenceli ama zararlı olabilecek...
Pamuk şeker gibi avcuma aldığımda sıkınca eriyecek.
Ağzıma attığımda tadını beğeneceğim...
Denizlide satılan kar-pekmez ikilisi geldi hep aklıma kar haberlerini izlediğimde televizyonda.
Ve pencerede sulu sepken yağan karın tutması için dua ettim çocukluğum boyunca rabbime.
Tutmadı...
Ama ben dua etmeye devam ediyorum.
Dışarda yaşayan evsizleri de dualarıma ekleyerek.
Çaresizleri de düşünüyorum artık çocukluğumdan farklı olarak.


Yorum Gönder