30 Nisan 2013 Salı

Fantoine ile Agapa Arasında


"Yalan vaatler, gelgeç heveslerin iğrenç mevsimi! 
Bir kere iyiden iyiye yok edilebilseydi, 
her yüzüklü günde, 
masum yüzlerde gördüğü şey yüzünden titremeyecekti kimse."

26 Nisan 2013 Cuma

Europa - Janinto / Marry Me Mary Ost

Güne huzurlu başlamama neden olan şarkı...
Dinleyin, dinlettirin ^^
Bayılıyorum bu tür şarkılara...
Dizi de ilk izlediğim Kore Dizisidir.
Öyle ahım şahım bir dizi olmasa da ben sonuna kadar merakla izlemiştim, sırf müzikleri için.
Müzikleri bir harikaydı, aynen üstteki kadar güzeldi hepsi ^^
Neyse fazla çene yapmayayım, siz de rahat rahat dinleyin.
İyi günler herkese.

23 Nisan 2013 Salı

Insensibles


Insensibles ya da diğer adıyla Painless tek kelimeyle ifade edilecek olursa "GARİP" bir film... 

Filmin daha ilk sahnelerinde kendinizi filmin içine çekiliyormuş hissiyle karşı karşıya bulabilirsiniz. Karanlık sahneleri, soluk renkleriyle film ilk başlarda aha şimdi korkacağız, aha şimdi şuradan bir eli bıçaklı herif çıkacakmış gibi hissettiriyor. İnsan diken üstünde oturuyor ilk sahnelerde.

Sonrası mı sonrası biraz hüsran. Film korku filmi olmaktan çok dram olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Hatta şunu söyleyebilirim ki analjeziklerin ilk defa bu kadar mülayim olarak beyaz perdeye aktarıldığına şahit oldum. 

Bilindiği üzere analjezikler bir çok korku filmine konu oldu. En bilindik korku filmi serisi de "Wrong Trun". Hatta bu filmde analjeziklerin duygusuz, ruhsuz ve insanlıktan nasibini almamış yaratıklar gibi sergileniyor olması benim oldukça canımı sıkmıştı. Insensible'de böyle bir vurgu olmadığı için film hakkında fikirlerim daha çok olumlu yönde fakat korku yerine dram seyrediyor olmak canımı sıkmadı değil. Beklentilerimden çok farklı bir senaryo vardı çünkü sahnede.

Neyse oyunculuklara gelecek olursak minik oyuncularımız en baba oyunculara taş çıkaracak cinsten performans sergilemişler. Çocuklar yanakları mıncıralacak kadar harikalar yani :)

Demem şu ki bir çok kişinin sıkılacağı türden bu film...
Bazı kişilerinse oldukça ilgisini çekebilir.

İzlemek ya da izlememek size kalmış.
Ben izledim ve filmi izlerken geçirdiğim vakit yüzünden pişman değilim.


12 Nisan 2013 Cuma

Bloody Mary

Uzun zamandır film izlemiyordum. Başlangıcı böyle bir filmle yapmak açıkçası aç, susuz kalmış bünyeme çok iyi geldi.

Kpss'nin yaklaşmasına yakın bünyemde oluşan stresi minimum düzeye indirmek için biraz da olsa kendime zaman ayırayım dedim ve sonucunda bu filmi izledim.

Kimilerine göre bu kendine zaman ayırmak olamayabilir ama benim gibi film bağımlısı biri için bundan iyisi Şam'da kayısı.

Gelelim filme...

Türüne korku demek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama izleyen bir çok hatun kişiyi çığlık çığlığa bırakabileceğinin garantisini verebilirim sizlere. Hoş bende böyle bir etkisi olmadı. Zaten sürekli olarak korku ve gerilim izleyen biri için böyle tek düze sahnelere kıl kıpırdatması dahi bırakmaz, çığlıktan geçtim yani.

Filmin kurgusu oldukça iyi. Kurgusuna kesinlikle laf söyletmem. Zaten filmin de bu yönü baya beğenilmiş olacak ki imdb puanı 6.1

Bu puanı korku türündeki filmler genelde çok nadiren yakalar. O zaman bundan düz mantıkla şöyle bir sonuç çıkarabiliriz: "Bu film oldukça iyi".

Etkileyici sahnelerinin varlığını bir kenara koyarsak filmin en büyük eksisi (benim açımdan) son sahnedeki kan renginin kırmızı değil de pembe oluşuydu.

Yıl olmuş 2013 hala kan kırmızısı kullanılamıyor lan korku filmlerinde. Vişne çürüğü rengi, uçuk pembe, fuşya falan... Kimi kandırıyorsunuz sayın yönetmenler. Azıcık da olsa olaya gerçeklik katan o kan, rengi değiştiğinde sahneyi komedi filminden hallice hale getiriyor. Yapmayın, etmeyin, gözünüzün yağını yiyeyim, canım filmleri piç etmeyin.

Filme giriş yapayım da merak hissinizi depreştirip de izlemenize neden olayım.

Tıp fakültesi öğrencisi Mary, maddi sıkıntılar içindedir. Bu yüzden kendine ek bir iş aramaktadır. Sonunda kendini bir striptiz klubünde bulur ama gittiği yerde soyunmayacaktır. Aksine gerçekleştireceği bir cerrahi müdahale ile hayatı tepe taklak olacaktır.

İzleyin, pişman olamayacaksınız.